7/01/2014

Okul bay!

Burcu hatırlatmasa mezuniyetime dair gıkım çıkmayacak ha...

Geçen hafta mı ne mezun oldum ben...
5 senedir tiksiniyodum ama son anda bi kırdı bi üzdü gidiyo olmak böyle tiksindiğim hocaların bile elini sıkarak geçerken bi burnum acıdı...


Tabisi bikaç salak noktaya değineyim... Okul 27 yıldır aynı düzende yaptığı töreni 28. yıl hala yerine oturtamamış ve hala ay şurdan mı yürüseler ay önce bunlar mı çıksa oluyolar. Bu yüzden 3 kere mi ne prova yaptık :) 

Son provayı da tören sabahına koymuşlardı 1 deki törene 10 buçukta gitmek zorunda kaldık, zaten tören alanı gereksizce ulaşımı olmayan altında arabası olanların yemeğe gittiği bi yerdeydi o yüzden gaza gelip aldığım elbiseyi o yolu elbiseyle mi yürücem ya diyip giymeden gittim törene... yazıyı hiç toparlayamıyorum ha şuan.

Aslında sabah babam bırakır hevesiyle elbise giycem olmuştum ama bişeyler oldu bırakamıycam dedi bende düz pantolon tişört gömlek vs olabildiğince mezuniyete olmayacak şekilde gittim... ne gerek var ya şuan bunu anlatmama meh...

sabah sabah fuzuli şurdan dön gel provamızı yaptık sonra yemek yedik sonra kızlar tuvaletine geçtik 10 dk içinde o tuvalet kız meslek liseli tuvaletine dönüverdi çorap çekenler ayakkabı değişenler makyaj saç yapanlar vs ışık olmadığı gibi hava da yoktu... ay çok pislik bi yerdi.

Ben de gaza gelip tuvalette giyindim( bir daha yapmayacağım şeyler listesine girdi)

Bu arada Burcu uyuyakaldığı için 3 saniye gözüktüğüm törene gelemedi kjdshkfhkjsd

Ya neyse tören başladı vs baktım 10 dk sonra babam uyuyo kdjshkfhksdhjk adam alışık değil bu işlere tabisi, sonra herkes çocuğunun fotografını çekiyo Aydın sende çek diye annem huzurunu bozmuş adamın( dönüşte öğrendim) ya ne çekcek yaa 3 saniye cübbe giymiş patates gibi yürüdüm geçtim... hatta bizzat çekmesin bence ben olsam çekmem jkdshfhkds

Ne oldu ne bitti o kadar hatırlamıyorum ki... Haa sergii!!! Bir de mezuniyet sergisi yaptık bi ertesi gün Cermodern'de... açılışta eve dönene kadar yaşlı teyzelerle birlikte köşede oturdum hatta birinin annanesi torunumu nasıl bilirdin? oldu, o ne demek yiaaaa öldü mü torunun o ne biçim soru diyemedim samimi değilim dedim... Bak bu da fuzuli bilgiydi yazıyı biyere götüremiyorum bay.

6/28/2014

Tonari no Seki-kun | YF Blog Tur

Anime Adı: Tonari no Seki-kun
Bölüm sayısı: 21
Bölüm süresi: 7dakika
Yayın Tarihi: 6 Ocak - 26 Mayıs 2014
Tür: Komedi, Okul

"Orijinal manga Seki-kun olarak bilinen bir çocuğun yanında oturan Yokoi adlı bir kız etrafında döner. Ders esnasında, Seki-kun derse kulak vermez ve bunun yerine ilginç küçük dikkati başka tarafa çekici şeyler yapmaya devam eder, mesela sırasında kumu çenterek golf sahası ve deliği ile uğraşma ya da kağıt shogi taşlarıyla çarpıcı bir savaşa girme. Yokoi genellikle kendini onun oyunlarıyla isteksizce ilgilenirken bulur, her zaman sonunda başları öğretmenle derde giriyor olsa bile!" (Türkanime)

Böyle eğlenceli serilerin kısacık olması beni çok kırıyo resmen bittiğine üzüldüm ben...

Özetteki gibi her ders Seki-kun dersi dinlemek yerine çantasından çıkardığı minyatür şeylerle uğraşıyor (Minyatür şeylere zaten zaafım olduğundan hoşuma gitmemesi gibi bir durum olamazdı.) Yan sırasındaki Yokoi ders dinlemek isterken, ister istemez Seki-kunun oyunlarına gözü kayar hatta arada kapılır gider dahil bile olur...

Animede yan sırada oturan Yokoi'den başka konuşan yok denilebilir. Onun dışında ders anlatan hocanın arada sesi geliyor o kadar... Seki-kunun sesini hiç duyamadık hep bekledim ama hiç duyamadık...

Bölüm boyu Yokoi Seki-kunu sessiz çığlıklarla uyarır engellemeye çalışır... Arkada Yokoi bu kadar yıpranırken hocaları farkediyo mu hayır... Ben hoca olsam arkada sessiz çığlık atan sürekli kıpraşan bişey görsem atarım tebeşiri...

Konu olarak çok ilginç ve eğlenceli olmuş, çizimler özensiz gibi duruyo ama bence değil...

Opening ve Endingi de bırakıyım gideyim kısa seri olduğundan seiyuu, karakterler... diye konuya ayrılmadık... zaten 3 kişiyle çevrilmiş anime neyini konuşayım ama eğlenmelikti...



6/11/2014

Fuzuli İşler - 2

Ene bu yazıyı zamanında yazıp taslaklarda unutmuşum jksdhjfsdfkjsd... Sonu yok ama olsun ziyan olmasın.

"Bundan böyle bırcıyla buluşmalarımda kağıt kalemle not alıcam yoksa iki dakika sonra biz neye güldük bu kadar oluyoruz işte yaşlılıktan...
Buluştuğumuz günün sonunda aklımıza geldi de not aldım hatırladıklarımı onlara bakarak yine bırcı ve fuzuli muhabbetlerimiz serisine devam ediyim...

Yalnız yazımı okumakta zorlanıyorum şuan, neyse ilk not olarak "gürde oturma" yazmışım, gür ozalit oluyo bu sürekli saçma sapan çıktılarımızı almaya gittiğimiz kırtasiye. Yine keşke bastıkları şeyleri görmeseler rezilliğinde çıktı almaya geldik, bırcının çanakkalede çekildiği bütün "anlamlı" fotoları bastırdık, sonra çıktı sırası bekleyenlerin oturduğu sandalyelere yerleşip bi 15 dk fotolara tek tek baktık sonra kalkasımız gelmedi otursak ya burda dedik ama işimiz bitmiş ve sıra bekleyen kimse yok belki 5 dk daha dursak napıyosunuz diycekler tabi bizde hemen o soruya cevaplar ürettik hatırladığım sadece yıllardır süre gelen bariz biçimde yaptığı şeyi inkar eden yüüü oturmuyoz cevabı ( bu olay da yine bi dönemki hevesimiz olan bisiklet turlarımızdan birinde bisiklet sürmenin yasak olduğu piknik alanında uyarılınca yooo bisiklet sürmüyorum ki cevabını vermeyi hayal etmemizden kalma - bişeyin de peşini bırakın kaç yıldır aynı geyik- ) neyse bu konu sıkıcıymış halbuki biz çok gülmüştük geçiyorum hemen bir sonraki notuma.

"nerdesin amca" kırtasiyeden sonra benim sgkya öğrenci belgesi vermem gerekiyodu ona gittik orda numaram gelince bırcı adeta annem gibi beni vezneye itekledi halbuki önümdeki amcanın işi bitmemişken kenarda dram yaşadı çocuğun numarası kaçıcakk ayy 303 biziz diye.Bu arada aslında bu olayı yapmama gerek olmadığını öğrendim ama 4 yıldır yapıyodum kimse bana gerek yok dememişti... neyse ordan çıkıp yün bakmaya geçicektik bi yoldan karşıya geçmek için bekliyoduk (ondan önceki bütün yollarda bırcı buralar benim edasıyla karşıdan karşıya geçti) hemen ensemizde bi amca telefonda çılgınlarca haykırıyo "nerdesin yaavvv tamamda nerdesiin, NERDESİİİNNN" diye. Bırcı bi anda beni yola attı ve kaza bela karşıya geçebildik napıyooon yaa diye atarlanınca ( karşıdan karşıya geçme fobim var bu arada) amcadan korkup geçtiğini söyledi sonra aynı babannesiyle yaptığı telefon konuşmaları gibi olduğunu söyledi bi 100metre babannesiyle adamın sesini taklit ederek, çişimizi tutarak yürüdük. İşlerimizi hallettikten sonra bişeyler yemek istedik bırcı tabi çocuk bişey yiyemiyo bi kuru simit aldı (bir veganın dramı) bende başka biyerden yemek aldım buda simidini orda yedi ama bitirmedi kalanına starbucksta devam etti bi gün kovacaklar bizi saçma sapan muhabbetlerimiz ve fakir yemekleri içeri soktuğumuz için dünde ben marketten alınmış pasta yedim açık açık.
Neyse konumuz hiç o değil, burda yine "sherlockjohn" oynadık (şu alnına kağıt yapıştırmalı oyun hala cahilce bilmeyeniniz varsa) burda ne konuştuğumuz nasıl anlattığımız muallak ama kağıtlarda yazanlardan örnek veriyim mümkün oldukça fotolarını koymaya çalışıcam;
-çömerek kapıyı kıran çocuk şu i'm sorry i love younun uyarlaması olan foxtaki dizide çocuk kapı kırdı ama havada çömelme pozisyonunda( o zaman bikaç günlüğüne bırcıda kalmıştım ama internetsizlikten tvye sarmıştık)"
......

Yazı bu kadar kalmış not aldığım kağıt kim bilsin şimdiye doğaya karışmıştır o yüzden devamında ne yaşadık bilmiyorum dediğim gibi iki dk sonra biz neye güldük oluyoruz taa ne zamanın olayını mı hatırlıycam.

6/04/2014

Hürriyet Benim

Ülke gündemi son yıllarda öylesine yoğun ve hepimizin hayatını direkt etkiler şekilde ki her an ne oldu diye düşünmeden edemiyoruz hiç birimiz. Söz konusu haberlere ulaşmak olduğunda, tek  kıstasımız güvenli habere ulaşmak olmaktan çıkıyor. Haberlere ulaşabileceğimiz haber siteleri için beklentilerimiz, gün geçtikçe daha da artıyor.

Hurriyet.com.tr tam da bu anlamda dünyada bir ilk gerçekleştirerek herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği ben de buradayım derken tam anlamıyla ‘hürriyet benim’ diye haykırabileceği bir haber sitesine dönüşüyor.  Sosyal bir platform haline gelen haber sitesinde hepimiz, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilme şansı yakalıyoruz. Tüm çevremizle anlık paylaşımlarda bulunabilme şansının yanı sıra, köşe yazarlarının anlık paylaşımları da yakalama imkanını kaçırmıyoruz...

Bir diğer önemli konu ise bilgi bombardımanı içerisinde kaybolmadan gerçekten ilgilendiğimiz konulara ulaşabilmek, gereksiz bilgiler arasında kaybolup tüm vaktimizi harcamadan, ihtiyacımız olan bilgiyi edinmek... Sırf ana sayfaya çıkmadığı  için kaliteli içerikleri gözden kaçırmaktan kurtulup, ilgilendiğimiz tüm içerikleri ön plana çıkarma şansı yakalamak... Hele de hepimizin hayatında zaman bu kadar önemliyken.

Bireyler olarak bu kadar susturulmaya ve baskılanmaya çalışıldığımız bir toplumda, kendimizi ifade etme açlığımız gizlenemezdi elbet. Kendi gündemimizi oluşturmak, yarattığımız hashtagler ile tartışmalar yaratmak, diğer okuyucularla hatta köşe yazarlarıyla interaktif ilişki içerisinde yer almak bu platformun en keyifli hamlelerinden birisi.

Sosyal ağlarda gündem yoğunken, ‘nerede gezdim, ne yedim’ gibi aktivite paylaşımlarının dışına çıkmak istediğimizde, daha çok gündeme dair paylaşımlarla dolu bir yerde ama yine arkadaşlarımızla olmayı tercih ettiğimizde uğrayacağımız yepyeni bir platform var artık.

Sen de ‘hürriyet benim’ demek istiyorsan ve kişisel haberin öneminin farkındaysan buluşma noktamız Hürriyet Sosyal’e gel! sosyal.hurriyet.com.tr

 

İçerik: http://kayipruh.com/

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5/05/2014

Pupa | YF Blog Tur

Anime adı: Pupa
Bölüm Sayısı: 12
Gösterim Tarihi: 10 Ocak 2014- 28 Mart 2014
Tür: Fantastik, Korku, Shounen, Psikolojik
Yazar: Sayaka Mogi

" "Ölüm" ve "hayatın" kardeşleri Utsutsu ve yume Hasagawa'nın birden bire kendilerini yapayalnız bulmalarının hikayesi. Bir gün, Yume gizemli kırmızı bir kelebek görür ve vücudu bir metamorfoz geçirerek, insanları yiyen bir canavara dönüşür. Utsusu, küçük kız kardeşini normale döndürmenin yollarını aramaya başlar."

Öncelikle zaten 4 dklık animeye opening ending koymuş 3 dkya indirmişsiniz... İki cümle ediyorlar, bazen sadece birkaç oniichan la animeyi bitiriyorlar kjsdhfkjds... 3 dklık olmasına rağmen bazı bölümlerde ilerlemek istedim... Böyle yapana kadar 1 tane 30 dklık bi ova çıkarın olsun bitsin.

Her korkulu filmin başında biri size oraya gitme gibi uyarılarda bulunur ve ısrarla gidersiniz :) Burda da öyle başladı işler...Özetlersek kız kardeş 12 bölüm boyu abisini yiyor. Bir de çok duygusal anlarmış gibi arkaya hüzünlü müzik dayamışlar ama kızın o çiğneme suratı ve sesleri alttan gelen abinin çığlıkları... Zaten izlemeden de tahmin edilebilir bi durum o yüzden spoiler sayılmaz.Aslında bütün yazımı bir tek gifle halledebilirim ama neyse.

Bütün kesmeli deşmeli ısırmalı yerlere sansür koymuşsunuz ama sesleri yetti... Genel olarak ne niye oldu nasıl oldu nasıl bitti belirsiz yani animesini yapmışsınız ama neden belirsiz... Belki devamı için mangaya rağbet olur şimdi o açıdan reklam sayılabilir ama onun dışında bir işe yarar tarafı yok benim için. Zaten anime oniichan-lezzetli-oniichan'dan ibaret. Bazı şiddet içerikli kısımları oyuncak ayılarla anlatmışlar o kısımları sevdim (tek sevdiğim kısım). Aslında mangada bu kısımlar açık açık gösteriliyo ama animede artık çocuklar izler diye mi niye böyle yaptınız bilmem. 

Ama anime bittiğinde, DAFUQ DİD I JUST WATCH... oldum :)

Bide ilk bölümde böyle bi durum var bi buna sövmek istiyorum olm bi dön bak neye konuşuyosun çekip vursana ÇEKİP VURSANAAA!! oldum...




Openingi ve çizimleri sevdim yalnız, Ibuki Kido ve Erii Yamazaki'den - http://www.youtube.com/watch?v=TTQKv1zE_X0
Endinge naptınız ecchi mi katmaya çalıştınız bilemedim ama hoş değil, Kusuma San Shimai'den  - http://www.youtube.com/watch?v=XPxfKhbRkwQ


 Hissettiğim kadar sövemedim bir daha mı izlesem, daha çok tiksinsem, daha çok yazsam oldum ama elim gitmedi, benden bu kadar...


4/16/2014

Noragami | YF Blog Tur - OST

Anime adı: Noragami
Gösterim Tarihi: 5 Ocak 2014 - 23 Mart 2014
Tür: Aksiyon, Macera, Shounen, Doğaüstü
Yazar: Adachi, Toka

"Yato, bir gün en çok inanılan ve en büyük tapınağa sahip olmak isteyen küçük bir Tanrı’dır. Fakat, parasız olması ve yardımcısının kendisini tek başına bırakması Yato’yu zor duruma düşürmüştür. Yato'nun kendisine iş bulduğu ender günlerden birinde, Hiyori Iki isimli bir kız, Yato’nun Tanrı olduğundan habersiz bir şekilde, kendisine otobüs çarpmasın diye kurtarınca; Yato’nun sıradan hayatı değişmeye başlar.

Bu kaza, Hiyori’nin ruhunda bir anormalliğe sebep olur ve Hiyori istediği zaman ruh ve Tanrılar’ın dünyasına geçiş yapabilir hale gelir. Normal haline geri dönebilmesi için Yato’dan kensine yeni yardımcısı Yukine ile yardım etmesini ister."

Kış sezonunda elle tutulur nitelikteki birkaç animeden biriydi Noragami... Tam bir verimsizdi kış sezonu benim için.

Genel olarak sorun bulduğum bir yanı yok sevdim hatta ancak, animede iki önemli olay yaşanıyo ve ilk olaya kadar konu geniş geniş işleniyor, ama asıl büyük olan ikinci olay sona iliştiriliyor... -bence- geçiştirme olmuş daha uzardı o olaylar bence çok hık diye halledildi (Spoiler vermeden anlatmak zor oldu kdjshfsd).

Bu arada, okul hayatı anlatılıyo diye bazı serilere ön yargı oluşabiliyor, bu seri de dışardan bakınca okulda yaşanan olaylar gibi gözükebilir ama öyle değil. Belki bir iki kez okullu sahne olmuştur.

Karakterlerden Yukine dışında kimseye sinir olmadım (zaten Yukine'ye sinir olmamak diye bi dünya olamaz) Ayrıca normal şartlarda kız karakterlere tahammül edemem ama burda o sorunu yaşamadım, anime dünyasına göre normal tepkiler veren mantıklı bi kızdı bence ve sürekli kurtarılmaya ihtiyaç duyan aciz kızlardan değildi ( burda Hiyori'ye bir tik atıyorum)

Bu arada Yatonun ve Yukinenin geçmişine değinmelik bölüm yapılabilirdi,(niye bu tanrı eşofman giyiyo niye bu "velet" böyle uyuz diye) her animede yapıyosunuz fuzuli de olsa asıl lazım olanda yapmadınız.

Bide Kazuma'nın Ao no Exorcist'ten Okumura Yukio'nun aynısı olduğunu düşünen bir ben değilimdir heralde...

Çizimleri özellikle sonlardaki dövüş sahnelerini çok beğendim. Her animede olduğu gibi ciddiyet sahibi olmayan başrol arkadaşları, sevdikleri söz konusu olunca (ben arkadaşlarım için şurdan tuvalete gitcek enerji bulamazken) ciddileşip güçlenmeler falan oldu.
Önce Yato'ya hayran kalmamış olabilirim ama bu sahnede o cümleyi söyledikten sonra aldım kenara...
Çok başı sonu belirsiz karışık bi yazı oldu yalnız neyse...
Final neyse ki çok ucu açık bırakılmadı, en azından mevcut sorunları çözüp kapattılar sezonu... Devamı gelebilir mi? Gelse olur ama birkaç ova bölümle de halledilebilir bence.

Gelelim müziklere...
Opening ve Endingleri başarılı bence,
Opening; Hello Sleepwalkers - Goya no Machiawase 
1-7. Bölüm arası bu


8-12. Bölüm arası diğeriyle aynı şarkı olup klipte çok küçük farklılıklar yaparak bu hali koyulmuş...


Sonradan gelen karakter ikinci versiyona koyulmuş, ve bazı sahneler hareketli yapılmış... Özellikle ikincisini aradım buldum çünkü o hareketli sahneler hoşuma gitti. Bilmem o değişimi farkettiniz mi?

Ending; Tia (Supercell) - Heart Realize 
klibi de şöyle iliştiriyim...

Soundtracklere gelince sanki hiç müziği yokmuş gibi gelmişti izlerken ksdjhfksdh şöyle toptan bir bakınca hoş olanları kenara alayım;
Fluctuation
Converstation Heart
Roar of God
Benim hoşuma gidenler bunlar geri kalanına buradan bakarsınız gençler.




3/15/2014

LINE MESAJLARINIZI YABANCI GÖZLERDEN UZAK TUTUN

LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!

Yoğun iş temposu, şehirleşme ve hızlanan yaşam bizleri dijital dünyada sosyalleşmeye yöneltiyor. Bu alanda bilindik sosyal medya kanallarının yanı sıra ücretsiz mesajlaşma, ücretsiz sesli ve görüntülü arama gibi birçok hizmeti bir arada sunan mobil mesajlaşma platformları da öne çıkıyor. Aile bireylerinden arkadaşlara kadar hayatımızdaki herkesle her an paylaşımda bulunduğumuz bu platformlarda kullanıcıların dikkat ettiği en önemli özelliklerden biri de güvenlik sistemleri. Bu anlamda rakiplerinden ayrılan LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor. LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.

Telefon Numaranızı Gizli Tutun

LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.

Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.

Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun

Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.

Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak  “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.

Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun

Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.

Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.

Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.

Paylaşımlarınızı Gizleyin

LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.

Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.

Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!

LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.

Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.